Korean / English / Turkish: 저는 한국어를 정말 배우고 싶어요. I really want to learn Korean. Ben Korece öğrenmeyi çok istiyorum. 어젯밤 한국어를 말하지 못하고 이해하지 못해서 울었어요. Last night, I cried because I couldn’t speak or understand Korean. Dün gece Korece konuşamadığım ve anlamadığım için ağladım. 그 순간, 나는 절대 배울 수 없을 거라고 생각했어요. At that moment, I thought I would never be able to learn it. O an, hiç öğrenemeyeceğimi düşündüm. 하지만 잠시 생각한 후 갑자기 자신감이 생겼어요. But after thinking for a while, I suddenly felt strong. Ama sonra bir süre durup düşündüm ve aniden kendimi güçlü hissettim. 포기하면 절대 내 꿈에 도달할 수 없다는 것을 알아요. I know that if I give up, I will never reach my dreams. Pes edersem hayallerime asla ulaşamayacağımı biliyorum. 이제 결심했어요: 더 강한 사람이 되어 꿈을 향해 계속 나아갈 거예요. Now I’ve decided: I will continue walking toward my dreams to become a stronger person. Artık karar verdim: Daha güçlü biri olmak ve hayallerime ulaşmak için yürümeye devam edeceğim. 달리진 않을 거예요. 인내심과 끈기로 나아가면 지치지 않을 테니까요. I won’t run, because if I move forward with patience and determination, I won’t get tired. Koşmayacağım; çünkü sabırla ve kararlılıkla ilerlersem yorulmam. 한국어와 영어를 동시에 배우기로 결정했어요. I’ve decided to learn Korean and English at the same time. Korece ve İngilizceyi aynı anda öğrenmeye karar verdim. 언어 능력을 키워서 경력에서도 좋은 위치에 오를 거예요. I will improve my language skills and achieve great things in my career. Kendimi dil konusunda geliştirip kariyerimde iyi yerlere geleceğim. 그리고 가장 중요한 것은, 가족에게 도움이 되는 자녀가 될 거예요. Most importantly, I will be a child who is helpful to my family. Ve en önemlisi, aileme faydalı bir evlat olacağım.