Sincapta Gizlenen Rahmet? Doğaya baktığımızda her bir canlı, ilahi bir sanat eseri gibi karşımıza çıkar. Küçük bir sincap bile, kendi içinde sayısız hikmeti barındırır. O, sadece sevimliliğiyle değil; doğaya hizmet edişiyle, çevikliğiyle, zekâsıyla ve denge ustalığıyla başlı başına bir mucizedir. Ağaçlar arasında zıplarken, yere düşmeden ilerlemesi; kış için fındıkları toplayıp gömmesi ama bir kısmını unutması; o unutulan tohumlardan yeni ağaçların yeşermesi… Bunların her biri bir düzenin, bir rahmetin, bir hikmetin parçasıdır. Sincap, bize planlamayı, sabrı ve gayreti öğretirken aynı zamanda ormanın devamlılığına katkıda bulunur. Denge için verilen uzun kuyruğu, sürekli uzayan dişleriyle doğada üstlendiği rol, onun ne kadar özel şekilde yaratıldığını gösterir. İşte bu noktada Rahman Suresi’ndeki o sarsıcı nida kulakta yankılanır: "فَبِأَيِّ آلَاءِ رَبِّكُمَا تُكَذِّبَانِ" “O hâlde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?” Sincap gibi küçük bir canlıda bile bu kadar hikmet ve denge varsa, kainatın bütünü ne büyük bir rahmettir. Yaratılıştaki bu kusursuzluk, bizi şükre, hayrete ve teslimiyete davet eder. Ve tekrar tekrar sorar: “Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz?”