Yağmur, eski ahşap pencerenin camına ince ince vuruyordu. Sobanın içindeki odunlar usulca yanarken, odanın köşesinde unutulmuş bir kitap kendini yeniden okunmaya çağırıyordu. Mutfağın derinlerinden gelen tarçın kokusu, sanki bütün evi sarıp sarmalamıştı. Dışarıda rüzgâr uğulduyor, ama içeride her şey, insanın ruhuna iyi gelen o tanıdık sıcaklıkla doluydu.